• Ana Sayfa
  • »
  • EĞİTİM; GÜVENİLİR, DİNAMİK NESİL İÇİN!

EĞİTİM; GÜVENİLİR, DİNAMİK NESİL İÇİN!

Eğitim, literatürde çeşitli tanımlamalarına rastlamak mümkündür. Konuyu insan ve eğitim süreci perspektifinden ele alırsak insanla, eğitimi birbirinden ayırmak veya ayrı mecralardan ele almak çok mümkün değildir. Çünkü, eğitimin ham maddesi insandır.

 


Eğitim, literatürde çeşitli tanımlamalarına rastlamak mümkündür. Konuyu insan ve eğitim süreci perspektifinden ele alırsak insanla, eğitimi birbirinden ayırmak veya ayrı mecralardan ele almak çok mümkün değildir. Çünkü, eğitimin ham maddesi insandır. Dikkat edilirse eğitime yeni başlayan bir çocuk için şunu deriz: çocuk, beyaz bir sayfadır ve yine eğitime konu olan bilgi, eğitime özne durumunda olan insana verilmesi gerekmektedir.  Çocuk beyaz bir sayfa olduğundan dolayı, eğitime yeni başladığı için taze ham madde niteliğindedir. O bakımdan o çocuğa eğitim yoluyla ona şekil vereceksin ve eğitim sayesinde yeni tip bir insan yaratacaksın. Eğitime yeni başlayan çocuğun yaşamını zenginleştirmek için okulun gözetimi altında hazırlanan müfredat ve yönetmeliklerle eğitim verilir. İşte çocuğun okula başlamasıyla  yaşamı zenginleştirebilinir.

 

Bilindiği gibi günümüzün insanını düşündüğümüzde gerçekten umursamaz, gamsız ve her şeyi kulak ardı eden, her şeye ve kurallara boş veren bir yapıya sahiptirler.  O nedenle güvenilir, dinamik ve buluşçu bir nesil yetiştirmek için eğitimi seferber hale getirmeliyiz. Her yönüyle gelişmiş medeni ülkeler gibi bütçemizin çoğunu insani eğitim için ayırmalıyız. Eğitimimizin yapısı üzerinde o kadar düşünmeliyiz ki, bir daha değiştirmemek üzere yeni yönetmelik ve yasalarla bu eğitim anlayışımızı tahkim etmeli ve kalıcı hale getirmeliyiz. Şöyle bir geriye doğru baktığımızda tarihte her kuşak kendisinden önceki kuşakları kıyasıya eleştirmekte ve işe yaramayan bir yapıda olduğunu iddia etmektedirler, hal bu ki her kuşağın kendine özgü bir özelliği vardır. Mesela ben kendi neslimden örnek vereyim bizim dönemimizde insanlar arasında samimiyet ve sadakat, hatta diyebilirim ki, paylaşım vardı. Hani denir ya “geçmiş geleceğin, aynasıdır.” İnsanların geçmişini eleştirdiğinde, aynı zamanda geçmişinden bazı derslerde çıkarabilmelidir. Zaten geçmişinden ders çıkaramayan bir nesil geleceğini de kuramaz, bu böyle bilinmelidir. Türkiye’de yaklaşık 15 milyon gence sahibiz ve bizim yöneticilerimiz bu genç olan nüfusumuzla da övünmektedir. İşte bu gençlerin eğitim açısından yetişmesinde yetkililerimiz olarak ön ayak olunmazsa, kimler gelip bu gençlerimizi yetiştirecek, herhalde birileri gençlerimizin eğitimi için uzaydan gelmeyecek, ancak biz kendimiz yaramıza merhem olabiliriz. Gençler dedik, genç nüfus dedik işte günümüz gençliği çok çabuk yeni bilgilere ulaşabilir ve o bilgiler bir parmak dokunuşu kadar yanlarındadır. İşte bu elde edebileceği bilgileri bir düzene koyma ve bilgileri muhakeme etme konusunda desteğe ihtiyaçları olduğu bilinmelidir, bu da alacakları iyi bir eğitime bağlı olduğunu unutmamamız gerekir. İşte onun için eğitime önem verilmeli ve eğitimin hamuru insan olduğunu bilmeliyiz. Okullarda eğitim verildiğine göre okullarımızın fiziki yapılarını öğrencilerimize yetecek hale getirdiğimiz gün ancak o zaman eğitimimizi hakkıyla vermiş oluruz. O bakımdan Eğitim o kadar önemlidir ki yazboz tahtası haline getirmeyecek kadar hayatidir. İşte eğitimin hedefleri insani gelişim açısından yol gösterici olmalıdır. İşte onun için hazırlanacak yeni yönetmelik ve yasalar bu anlamda eğitimin bir daha değişmeyecek şekilde bel kemiği niteliğinde olmalıdır. Halk arasında söylenen bu anlamlı anonim olan söz “Çocuğumuzu insan olarak başarılı kılacak şey, onlar için neler yaptığınız değil, onlara kendileri için neler yapmayı öğrettiğinizdir.” Bu sözün önemi çocuklarımıza vereceğimiz gerçek eğitimle alakalıdır. Ancak vereceğimiz güzel bir eğitimle böylesi bir çocuk yapısını ortaya çıkarabiliriz.    

 

Öğrenci merkezli eğitim, yasa ve yönetmelikleri yapmaya, kalıcı hale getirilmeye çalışılınca, bu eğitim anlayışı çocukta, gençlikte daha çarpıcı ve önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Yani eğitimle ilgili yapacağımız yasa ve yönetmeliklerle eğitimimizde çarpıcı sonuçlar ortaya çıkarabiliriz. Yeni yasa ve yönetmeliklerle öğrencilerimizi ezbercilikten ve test garabetinden kurtarabiliriz. Çocuklarımızı daha çok okumaya, deney yapmaya ve araştırmaya yönelik bir eğitim sistemiyle yetiştirmemiz gerekmektedir. Çocuk eğitimli özelliğiyle toplumun içine karıştığında, toplum olarak eğitimin önemini ancak o zaman anlarız. Theodore Roosevelt’in dediği gibi “Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmak demektir.” Topluma faydalı birer birey olabilmesi için İnsanı “ahlaken” ve “zihnen” ikisini bir arada eğitmek zorundayız, başka türlü topluma bela üretmiş oluruz…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 168